ANASAYFA  |  HABER  |  MODA  |  GALERİ  |  MEKAN  |  MİZAH  |  YARIŞMA  |  SAĞLIK&GÜZELLİK  |  KÜLTÜR&SANAT
ÜYE GİRİŞİ
MX ARAMA
HAFTANIN YARIŞMASI
Bitiş Tarihi: 23 Kasım 2008

MIRANDA KERR

MODEL: KHEEL
ANKET
KADIN DEDİĞİN...
Elinde Maşası Olandır
Cebinde Parası Olandır
Evliliğe Niyet Flört Edendir
Çapkınlığı Sevendir
İyi Sevişendir
Ev Kuşudur
Hiçbiri
SONUÇLAR  |  ARŞİV
KASIM ASTROLOJİ YORUMLARI
KAMUOYU YARARINA BİR GERÇEĞİ AÇIKLIYORUZ: İŞTE ‘ADTECH’ REKLAM FİRMASININ BÜYÜK AYIBI VE FİRMA HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKEN 3 GERÇEK !   * * *  
ÇOBAN STİLİST
STİLİST ÇOBAN MUSTAFA
e-posta | kimdir | arşiv
TANIYALIM


ÇOBAN STİLİST…

 

Mustafa Şahin. 1978 yılında Urfa’da doğdum, ilkokul eğitimimi Urfa’da aldıktan sonra ailemin çiftçilik ile uğraşmasından dolayı Urfa’nın Siverek İlçesine bağlı Hamo köyüne taşındık işte Çoban Stilistin çobanlığa ve hayata başladığı ilk yer. İlkokuldan sonra da okumayı hayal ederdim ama olmadı çobanlık yapmak zorunda kalmıştım ve uzun yıllar çobanlık yaptım bu asla beni yıldırmadı ilkokulda çizdiğim gelinlik çizimlerime koyunları otlatırken devam ediyordum sanki bir şeyler beni itiyordu çizim yapmama, babamdan kaçak kaçak çizimler yapardım çünkü her yakaladığında yırtardı emeklerimi, ki ben o çizdiğim kâğıtları bile zor bulurdum… Bir gün yine koyunları otlatırken ağabeyimin arkadaşı yanıma gelerek çizimlerimi benden aldı ve onları gidip bir gazeteci arkadaşına vermiş ertesi gün gazeteden benimle röportaj yapmak istediler çünkü onlar içinde ilgi çekici bir haberdi köydeki Çoban’ın çizimleri… Bende heyecanlandım ve kabul ettim, birkaç gün içinde yayınlandı röportaj, bu haberi çok değerli Ustam, hemşerim, ağabeyim, babam Faruk Saraç okumuş ve Urfa’ya geldiğinde benimle görüşerek bana destek olacağını bana sahip çıkacağını söyledi, sanki rüyaydı. Artık hayallerinim başlangıç noktasındaydım ve hemen hemen aynı zamanlarda özel bir televizyon kanalının düzenlediği “GENÇ STİLİSTLER” yarışması beni daha çok hırslandırmıştı. İstanbul’a gitmek için paraya ihtiyacım vardı o da ben de yoktu, canım annem, benim için elindeki evlilik yüzüğünü sattı ve al oğlum git hayallerinin peşinden demişti o an hayatımdaki en zor anları ve duyguları yaşıyordum. Hala param yetmiyordu Yeditepeli Şehre gitmem için. Küçük bir çantam ve elimdeki çizimlerimle köye gelen bir TIR ile İstanbul’a geldim. Ne kalacak yerim vardı ne de param, çok zor günler yaşadım ama hedeflerim vardı ve başaracaktım. “Genç Stilistler” yarışmasına katılmıştım ve dördüncü oldum orada, kendime güvenim gelmeye başlamıştı başaracağıma daha çok inanıyordum artık. O dönemde Naki , Adress, Arizona , İpekyol gibi ünlü firmalar beni çok istemişti. Ancak o sıralar başımdan birtakım talihsizlikler geçti. Ailemden biri vefat etti, aynı zaman içinde yakın bir akrabam trafik kazasında gözlerini kaybetti. Ailemde yaşadığım talihsizlerden dolayı modaevleriyle ve firmalarla irtibatlarım kesildi. Her şeye rağmen devam etmek zorundaydım, İstanbul’da bir moda evinde asgari ücretin altında maaşla çalışmaya başlamıştım çünkü çalışmak zorundaydım bu koca şehirde tutunmak için, aynı zamanda yarışma da aldığım başarıdan dolayı sürekli televizyon kanallarında o kanaldan bu kanala koşuşturuyordum (hemen belirtmek isterim değerli basın arkadaşlarıma çok teşekkür ediyorum ) kendimi medya da gördükçe heyecanlanıyordum ve kendi kendime söz veriyordum annemin manen o paha biçilemez değerdeki yüzüğünün karşılığını vermek için. Çevrem kısa sürede inanılmaz genişlemeye başlamıştı ve aynı zamanda darbeler yiyerek İstanbul dostluğunu öğrenmeye başlamıştım, olsun yediğim darbelerle daha çok güçleniyordum. Kazanmış olduğum değerli dostlarımdan Hasan Erdem `in eski eşi Nilüfer Yılmaz, Arap ülkelerine sıçrayan serüvenimin başlamasına vesile olmuştu gelecekteki patronumla beni tanıştırması. Ve önce Kuveyt sonra Bahreyn, Hindistan ve Çin olmak üzere yurtdışında çok büyük firmalarda çalışarak muazzam deneyimler kazandım, hiç tanımadığınız ve kültürünü, dilini bilmediğiniz bir ülkeye gidiyorsunuz tüm bunlar size çok büyük tecrübeler kazandırıyor. Ve Arap Ülkelerinin bana kazandırdığı en güzel şeylerden biri de Arapça öğrenmemdi. Hedeflerimin hepsine ülkemde kavuşmak istiyordum ve bunun için Türkiye’ye geri döndüm. Çizim yapmaya başladığım günden beri İki tane çok büyük hedefim vardı  Çoban Stilist olmam için,  bunlardan ilki; ON YILIN RÜYASI diye tanımladığım Urfa’daki defile projem defilenin başında “Podyuma önce koyunlar ve çoban kıyafetimle çıkacağım, Defile bittikten sonra da yeni stilim ve imajımla insanların karşısına çıkacağım. . İşte o zaman Yer yerinden oynayacak; ikincisi de işte düşünürken bile titrediğim Moda’nın Başkenti Paris’te bir defile yapmak.

  

Her zaman hayallerimin peşinden koştum hiç yılmadım ve emeklerimin karşılığında ON YILIN RÜYASI için çalışmalarıma başladım, bugünlerde yaşadığım zorluklar bile inanın garip bir mutluluk veriyor bana, Hz. Mevlana da "Aşk dava ise cefa şahittir, şahidin olmadan davayı kazamazsın ki" demiştir... Benimde aşkım hep hedeflerim oldu ve bunlar için cefaları görmüyorum bile. Lütfen sizde hayalleriniz peşinden gidin çünkü bir gün mutlaka orda olacaksınız. Bu hazırlıklarda daha çok anladım dostlarımın değerlerini, sevdiklerimin benim için neler yapabildiklerini. Canım dostlarıma tek tek teşekkür etmek istiyorum ama onlara teşekkürlerim bile yetmez biliyorum. Gelecek güzel günlerde karşınızda olmak beni onurlandıracaktır.

 

Sevgiyle Kalın…



KÖŞE YAZILARI
 


ANASAYFA · HABER · MODA · MEKAN · GALERİ · SAĞLIK&GÜZELLİK · KÜLTÜR&SANAT · MİZAH · YARIŞMA

Üyelik | Reklam | Künye | İletişim


MagazineXtra.com © 2007-2008 | Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden MagazineXtra.com sorumlu tutulamaz.