ANASAYFA  |  HABER  |  MODA  |  GALERİ  |  MEKAN  |  MİZAH  |  YARIŞMA  |  SAĞLIK&GÜZELLİK  |  KÜLTÜR&SANAT
ÜYE GİRİŞİ
MX ARAMA
HAFTANIN YARIŞMASI
Bitiş Tarihi: 23 Kasım 2008

SOYAKA ISOYAMA

MARK FISHER
ANKET
KADIN DEDİĞİN...
Elinde Maşası Olandır
Cebinde Parası Olandır
Evliliğe Niyet Flört Edendir
Çapkınlığı Sevendir
İyi Sevişendir
Ev Kuşudur
Hiçbiri
SONUÇLAR  |  ARŞİV
KASIM ASTROLOJİ YORUMLARI
GECENİN GEZGİNİ
HAKAN KÜÇÜKBAY
e-posta | kimdir | arşiv
TELEVİZYONCUNUN YENİ GÖZDESİ...


Öncelikle şunu söyleyeyim, haberimin doğruluğundan en ufak bir şüphem yok. Çünkü olayın bizzat tanığı da benim bu hafta. Ben en iyisi mi, gözlerimle gördüğüm bu dedikoduyu bir an önce yazma duygumu bastırıp, gördüklerimi yazıya dökeyim. Siz de keyifle okuyun.

 

Magazin dünyasında yeni bir gündem yaratacak bu birlikteliği ilk öğrenenlerden olmaya hazır mısınız?

 

Kahramanlarımızın ikisini de yakından tanıyorsunuz. Yani hangi tarafın şöhreti ağır basar açıkçası bilemiyorum. Gerçi bir tarafın ekranlarla daha haşır neşir olduğunu düşünürsek, erkek kahramanımızın, kadın kahramanımızdan bir adım önde bir şöhrete sahip olduğunu söylemek sanırım yanlış olmaz...

 

Bu birlikteliği aslında isimleriyle açık açık yazmayı çok istiyorum. Ama maalesef buna bazı engeller var. Engeller yasal sorundan çok, mesleki dayanışma anlamında... Yani; 'Gazeteci, gazeteciyi haber yapar mı?' sorusu benim hep kafamı kurcalamıştır. Ben kendimce bu durumu çok etik bulmam. Ama gelin görün ki, magazin dünyasından biriymişçesine bir hayat yaşayan gazetecilerin haber olmasını da yanlış bulmam. Çünkü siz istediğiniz gibi bir hayat yaşayıp da, sonra mesleğinizin gücünün arkasına saklanamazsınız. Bu sebeple de; yaşantınızın göz önünde olmamasını ve de yaşadıklarınızın görmezden gelinmesini meslektaşlarınızdan isteme hakkınız olamaz. Tabii ki bunlar benim düşüncelerim...

 

Neyse biz en iyisi mi benim düşüncelerimi bir kenara bırakalım da, bu yeni yeni filizlenen iki ünlü arasındaki aşktan bahsetmeye başlayalım.

 

Dedim ya, isimleri açık açık yazamıyorum ama inanın bu hafta kimleri yazdığımı bulmanız hiç zor olmayacak. Çünkü kahramanlarımızın kimliklerinin anlaşılır olması için her türlü tüyoyu verip, bütün ipuçlarını açıkça ortaya koyacağım.

 

Erkek kahramanımızdan başlayalım. Televizyon dünyasının önde gelen isimlerinden... Onun her alanda başarılı işler çıkardığını söylemek yanlış olmaz. Üstelik birçok açıdan da duayen kabul edilebilir. Ama mesleki alandaki başarısı kadar, yaşadığı aşk hayatıyla da gündemden çoğu zaman düşmez. Özellikle de magazin dünyasının en renkli isimleriyle yaşadıkları beraberlikler, uzun süre gündem oluşturmayı hep bilmiştir.

 

Bayan kahramanımız da, herkesin yakından tanıdığı bir isim. Yani göz ucuyla gazete okuyan veya televizyon izleyen kişiler bile bu güzelimizi kesin tanır... Bayan kahramanımızın tanınma nedeni, mesleki başarısı falan değil. O Türkiye'nin en ünlü sanatçılarından birinin eşi... Daha doğrusu eşiydi... Bir dönem önce eşiyle olaylı bir ayrılık yaşadı. İlerlemiş yaşına rağmen, boyunca olan kızlarıyla yarışan bir güzelliğe sahip olan bu güzelimiz, ayrılık sonrası da adından çok sık söz ettirdi. Ama ayrılık sonrası adı hiçbir aşk dedikodusuna karışmamıştı. Sanırım güzelimizin yeni bir aşk yaşamamasının nedenlerinden biri de, eşi tarafından terk edildiğinde, bütün Türkiye'nin eleştiri oklarına maruz kalan eşiyle aynı paralellikte bir hayat yaşamamak olsa gerek...

 

Neyse bu kez çok yoruma giren bir yazı yazmak istemiyorum. Çünkü malum, her iki taraf da bir şekilde bizim camiamızın insanı... Kimseyi kırıp incitmek istemem. Ama 'İki kişinin bildiği sır, sır değildir' felsefesini güden biri olarak, bu yakınlığa onlarca kişi şahit olduğuna göre, kitleleri biraz genişletmekte bir yanlış görmüyorum. Çünkü iki ünlümüz arkadaşlıklarını sadece kapalı kapılar arkasında değil, ortalarda da yaşamaya başladı.

 

Geçtiğimiz hafta içinde Akmerkez Beymen'in en üst katında yer alan Sinbin Restaurant'da mum ışığında baş başa yemek yiyen ikilinin arasındaki yakınlığa o gün orada olan ben dâhil, birçok kişi şahit oldu.

 

İki ünlümüz akşam saatlerinde geldikleri restauranttan gece yarısı olduğunda hala ayrılmamıştı. Mum ışığında yenen yemek, buram buram romantizm kokuyordu. Erkek kahramanımızın romantikliği de malumdur. Zaten o gece bir kadını baştan çıkarmak için her türlü ortam vardı. Mum ışığı, şarap, güzel bir ambiyans... Bir de buna ağzı son derece iyi laf yapan ünlümüzün romantizm dolu iltifatları eklenince, eminim o gece o masada çok büyük bir aşkın ilk tohumları atılmış oldu.

 

Yakında bu ilişki alenen yaşanmaya başlar ve iki ünlü davetlere ve gece gezmelerine el ele katılmaya başlarsa, şaşırmayın.

 

Hakan KÜÇÜKBAY


Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
YORUMUNUZ
Adınız Soyadınız

E-posta Adresiniz (sayfada görünmez)

YORUMUNUZ

Yanda gördüğünüz sayısal güvenlik kodunu onun yanındaki kutucuğa yazmalısınız.
   
Sayfayı Arkadaşına Öner
Kendi E-posta adresinizi yazın

Arkadaşınızın e-posta adresini yazın

Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.

Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarın Diğer Yazıları
KÖŞE YAZILARI
 


ANASAYFA · HABER · MODA · MEKAN · GALERİ · SAĞLIK&GÜZELLİK · KÜLTÜR&SANAT · MİZAH · YARIŞMA

Üyelik | Reklam | Künye | İletişim


MagazineXtra.com © 2007-2008 | Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden MagazineXtra.com sorumlu tutulamaz.