|
|
|
|
|
MAKALEMUN |
 |
|
Eveeet, gelelim e-posta konusuna...
İnternet'ten konuşup da e-postanın gücünü es geçmek olmaz. E-posta hem eğlence hem iletişim aracı olarak kullanılan yegane yöntemlerden biridir. Mektup neredeyse tarihe karıştı. Posta sadece faturalarımızın bizlere ulaşmasını sağlayan bir araç oldu günümüzde. "Pul yalama" sektörünün batmasıyla birlikte sadece kolleksiyonculara kalan pullar da kolleksiyon gösterme bahanesiyle eve atılan pek çok kızın canını yakmaya devam etmektedir.
Eposta gruplarının kurulmasıyla birlikte gruba gönderdiğiniz tek bir e-postanın binlerce kişiye ulaşmasını sağlayabiliyorsunuz. Bu rahatlık "Süper bi olay" gibi gözükse de zararları da az değil.
Mesela dünyaca ünlü bir firmaya gıcıksanız onun hakkında aslı astarı olmayan bir iddia ortaya atarsınız. Bu iddianın altına da internet aramasıyla bulduğunuz, konuyla ilgili bir bölümde akademik kariyeri olan bir profesörün adını yazıp kalabalık bir gruba gönderirsiniz. İddianızın 1 hafta içinde herdeyse tüm Türkiye'ye yayılır. Bu şekilde yapılan karalama kampanyalarının çokluğu gerçek bilgilerin de safsata olarak değerlendirilmesine neden oluyor.
Birbirinden ayırt etmek çok güç bu tür e-postaları. Çünkü elma ile armut karşılaştırması söz konusu değil. Taze elma ile içi çürük elmayı karıştırmanız da zaten olasıdır.
Akşama kadar işyerinde kendisine gelen Yiğit Özgür karikatürlerini, Can Dündar yazılarını (ki Can hocam bu durumdan rahatsızdır), abuk sabuk "pavırpoint" sunumlarını ve daha aklınıza gelmeyen bir ton gereksiz ya da sahibinden izin alınmadan internete salınan materyalleri tüm e-posta listesine gönderip bu tür e-postalardan gına gelmiş benim gibi pek çok insanı delirten arkadaşlar olmasa internet gerçekten çok renksiz (!) bir platform olurdu. Benim 1999 yılında kurduğum "CanımGrubum" isimli e-posta grubunun şu anki üye sayısı sanırım 100.000'in üzerinde. Ben başka arkadaşlarıma devredip ayrıldım gruptan çünkü o kadar e-postaya artık tahammülüm kalmamıştı.
Bir de Spam diye tabir edilen reklam amaçlı gönderilen e-postalar var ki şu an internetin en büyük sorunu budur bana göre. Virüsten bile daha kötü. Virüsü yersiniz bir formatla kurtulursunuz. Spam e-postalardan kurtulmak gibi bir şansınız yok. Büyük e-posta servis sağlayıcılar ayrı klasöre atıyor artık spamleri ama sonuçta size geliyor bunlar ve sisteminizi meşgul ederek bazen beklediğiniz çok önemli e-postaların size geç gelmesine sebebiyet veriyor. Spam yöntemiyle yapılan reklamın çok etkili olmadığı ve gerçek hedef kitlesine asla ulaşamadığı da kanıtlanmış bir gerçektir. Hele yabancı ülkelerdeki firmalardan gelen İngilizce spamlerin Türk kullanıcılara yollanması tamamen ayrı bir komedi. İçlerinde çok miktarda konu kısmında "Viagra" ve "Your Penis Enlargement" gibi laflar geçenleri bulunur ki en çok da onlara gülerim. Hadi merak edip adam mesaja tıkladı diyelim senin yazdığın İngilizce bilgiyi Türkiye'de kaç kişi anlayıp da gelip senden alışveriş yapacak ki?
Aslında konu çok çok geniş. Ben bunu kitap olarak mı yazsam diye düşünmüyor değilim. Bu konuya artık bir ara vermek mantıklı olacak gibi. Tek konuya takılıp kalmak bir köşe için tehlikeli olabilir.
Gelecek yazıda başka konularda ahkâm kesmeye devam edeceğiz efendim. Şimdilik bu kadar. Hadi ben kaçtım.
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|
|
|
|
|