 Rahmet olsun bir Cem Karaca vardı…
İstanbul Bakırköy civarında ikamet ederdi…
Ara sıra rastlaşır, selamlaşırdık kendisiyle…
Günlerden bir gün umumi bir ihtiyaç için girdiği eski model bir bakkaliye dükkanında karşılaştık. El sıkıştık, hal hatır soruşturduk.
İçinde münasebete girdiğimiz münasebetsiz bakkal, benim vesilemle hayli geç de olsa tanıdı Cem abiyi. Zarttadanak, düstursuz, kitapsız standart talebini iletti “Cem abi yeni albümünden, bi tane imzalayıp versene!” şeklinde ve hayli emirvaki bir dilde. Sanki eski albümlerini dinlemiş, Cem Karaca’nın müziğini yemiş, yalamış, yutmuş gibi.
Cem Karaca’nın cevabı ise aynen şu oldu: “Sen de bana 250 gr. taze kaşar imzalasana bakkal!”
Kitap, tiyatro bileti, sanat etkinlikleri, albüm ve dahilisinde emek olan, ucunda iki lokma yemek olan mevzularda lütfen daha duyarlı olalım.
Zevkin bir bedeli vardır…her yerde!
JOker ABDUL
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
|
|