ANASAYFA  |  HABER  |  MODA  |  GALERİ  |  MEKAN  |  MİZAH  |  YARIŞMA  |  SAĞLIK&GÜZELLİK  |  KÜLTÜR&SANAT
ÜYE GİRİŞİ
MX ARAMA
HAFTANIN YARIŞMASI
Bitiş Tarihi: 23 Kasım 2008

SOYAKA ISOYAMA

MARK FISHER
ANKET
KADIN DEDİĞİN...
Elinde Maşası Olandır
Cebinde Parası Olandır
Evliliğe Niyet Flört Edendir
Çapkınlığı Sevendir
İyi Sevişendir
Ev Kuşudur
Hiçbiri
SONUÇLAR  |  ARŞİV
KASIM ASTROLOJİ YORUMLARI
VEHBİ DİNÇCAN YAZIYOR
VEHBİ DİNÇCAN
e-posta | kimdir | arşiv
TRT GELİYOR !


TRT'den haberler gelmeye başladı...

 

Bir bir, ardı ardına haberler... İyi mi, kötü mü? 'Bilemem' demeyeceğim. TRT'de çok yakın dostlarım var. Yıllardır hizmet verenler ve işi bilen birkaç iyi dost... Bu dostluklar TRT'yi eleştirmemi engelleyemez. Hata varsa, hiç gözünün yaşına bakmam...

 

TRT o kadar çok yıprandı ki son zamanlarda, şimdilerde yeni yeni kendine gelmeye başladı. Üstündeki ölü toprağını atmaya hazır, atıyor da... İbrahim Tatlıses'le başlayan bir yenilenme süreci... Ondan önce Yılbaşı Özel Programı'nda izlediğimiz Tarkan, ardından, bence çok önemli yeni bir yarışma... Alaturka Solist yarışmasını da beğeniyorum. Türk Sanat Müziği'nin bitirilişine dur diyecek, yeniden canlandıracak bir yarışma... Ama yeni başlayan 'Altın Adımlar' gerçekten iyi bir adım TRT için... Jüri üyelerinin burada önemi yok bence... İyi isimler, tamam da yarışmanın konsepti işi götürür zaten... Hele ilk programda, İngiliz ekibin olağanüstü görüntüleri, dansları gönüllerde çok güzel izler bıraktı. TRT bu işte... Yıllar önce hep yenileri TRT vermedi mi? Bugün birçok özel televizyonu TRT'nin o eski tüfekleri götürmüyor mu?

 

TRT bir okuldur. TRT yeniliklerin öncüsü olmalıydı ve oluyor işte...

 

'Tatlıses'in ne işi var diyenler' olabilir... Tatlıses kendi janrında bir ekoldür. Yakışır da TRT ekranına... Bir yeniliktir ayrıca... Ha 'Bu kadar para neden?' diyeceksiniz. Bazı TV'lerle yarışmak için bu sisteme ayak uydurmak gerektiğine inanıyorum.

 

23 Nisan Bayramı'nı kim kutluyor? Yıllardır TRT... İyi de yapıyor. İşte bu yıl Tarkan'ı Antalya'ya davet ediyorlar. Dünya çocukları ile Tarkan şarkılar söyleyip, oyunlar oynayacak... İyi işler bunlar, iyi görüntüler... Tarkan bizim dünya starımız değil mi? Her yerde tanınmıyor mu?

 

'Evet'se, TRT'ye de evet... Gelişmeler iyi... Her ne kadar Tarkan vize sıkıntısıyla karşılaşsa da TRT işi çözmüş ve puanı almıştır bence... Türk halk oyunlarına verdiği hizmet süper... Alaturka'ya getirdiği yeni soluk süper... Orada yarışmacılar biraz daha özenle seçilebilirdi. Jüriye baktığınız da bu işin iyileri bir araya getirilmiş. Hülya Avşar ise müzik bilgisi olmasa da konseptin bir parçası... Hayatı iyi biliyor, sahne duruşunu, o kokuyu iyi tahmin ediyor. TRT iyi gidiyor. Bir de sanırım Hepsi Grubu geliyormuş TRT ekranına çok yakında... Haydi, TRT yine okul ol, yine öncü ol...

 

***

 

Ekranların efendisi!

 

Popstar Alaturka... Bu değil efendi tabii... Ama programın jüri üyesi Bülent Ersoy aynen öyle...

 

Kısa bir süre önce askerlikle ilgili sözleri tepki gören, soruşturma açılan Diva, bir kez daha bir adım öne çıkarak yeni bir tartışmaya neden oldu. Öyle dense de ben kesinlikle katılmıyorum. İnsanların olayı nasıl anladıkları önemli...

 

Fitne fesatla bakarsanız o kadar çok şey sıralanır ki... Son tahlil de; 'Çingene çalar, Kürt oynar...' Söz; Bülent Ersoy...

 

Ortalık karıştı. Neden karıştı? Bir bilen var mı?

 

Bu sözden ne çıkardığınıza bağlı... Ben tam 53 yaşındayım. Oldum olası İstanbul'dayım, kısa bir süre Ankara'daki yaşantımı saymazsak... Pendikliyim, elhamdülillah... Kendimi bildim bileli... Bakış açısı önemli dedik ya; sen bunu mezhep, Türk, Kürt ve çingene ayrımcılığına götürür bağlarsan, ortaya çok şey çıkar... Bırakacaksınız bu işleri... Artık önümüzü görmemiz lazım... Türk olduğumuz bir gerçekse, Laz'ı, Kürt'ü, Çerkez'i olmaz efendim bu işin...

 

Bülent Ersoy da sapına kadar İstanbul, Kadıköy çocuğudur, biliniz. Adabı muaşeret kurallarını iyi bilir. İddia ediyorum ki bir İstanbul çocuğu olarak ayırımcılığı düşünmez. Ayrıca iyi bir sanatçıdır... Bu, yıllardır söylenen bir tekerlemedir. Lütfen Bülent Ersoy'a bu sözle ilgili yüklenmeyin.

 

***

 

22.30'larım...

 

Benim 22.30'larım vardı. Hep o zamanı beklerdim. Özlerdim de 22.30'ları... Sabah erken saatin başka bir anlamı vardı. Dokunuşların en şahaneleri ile uyanışlarım vardı. O mis kokan İstanbul'un baharı, yazı, kışı, sonbaharı bir başka güzeldi.

 

Bir çift günaydının bile anlamı vardı. Çılgınlıkların en güzeli, hatıraların en endamlısı...

Yaşamak ertelemeden hayatı... Yaşamaksa en güzeli ile... Sevginin cümlesini, sevginin en kalitelisini yaşamak...

 

Bugün her şey ters dönmüş... İnsanlar hayata benim 22.30'larım gibi bakmıyorlar. Gecenin son dakikalarında, sabahın ilk ışıklarındaki umut ile başlamıyorlar artık... Bitmiş, tükenmiş bir yaşamın tüm hoşnutsuzluklarını sergiliyorlar.

 

Ama tükenmeden, bıkmadan ve usanmadan koşmaksa; namusluca, dürüstçe, inanarak...

Ferhat Göçer'in albümündeki 'Kadıköy' şarkısındaki gibi... Sahilde küçük bir taburenin üzerinde umuda bakmak, yaşamak ve var oluşumuzun güzelliklerini yaşamak... Hayata geçse de güzelliklerin biri biter, diğeri başlar felsefesi ile hep iyi bakmak, umutlu bakmak...

 

GÜNÜN SÖZÜ

Köprüleri atma... Aynı nehri kaç kez daha geçmek zorunda kalacağına şaşıracaksın...

 

Vehbi DİNÇCAN


Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
YORUMUNUZ
Adınız Soyadınız

E-posta Adresiniz (sayfada görünmez)

YORUMUNUZ

Yanda gördüğünüz sayısal güvenlik kodunu onun yanındaki kutucuğa yazmalısınız.
   
Sayfayı Arkadaşına Öner
Kendi E-posta adresinizi yazın

Arkadaşınızın e-posta adresini yazın

Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.

Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarın Diğer Yazıları
KÖŞE YAZILARI
 


ANASAYFA · HABER · MODA · MEKAN · GALERİ · SAĞLIK&GÜZELLİK · KÜLTÜR&SANAT · MİZAH · YARIŞMA

Üyelik | Reklam | Künye | İletişim


MagazineXtra.com © 2007-2008 | Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden MagazineXtra.com sorumlu tutulamaz.