Bir yiğit çıktı meydane ve sarf ettiği sözlerle hatunları sinirlendirdi.
Hem de öyle, böyle bir sinir hali değil bu... Neden sinirlendi hatunlar peki? Senarist Bülent Yılmaz’ın yazdığı kitap gerdi milleti... Kitabın adı; ’Kadınlar Şeytandır’...
Ne yazık ki, ne kadar önem versek de, kadınların şeytan olduğunu bilmeyenimiz, bu şekilde düşünmeyenimiz yok gibi! Hadi bana da kızın...
Adam diyor ki; ’Sevdiklerini söyleyen kadınların, çoğu zaman, erkeklerini aldattığını gördüm.’
İsimler de veriyor. Sanat âleminden geliyor bu isimler haliyle...
Geçen gün bir haber okudum; ’22 yıldır kocasını aldatan kadın...’ 22 yılda yaptığı üç çocuğun erkeğine ait olmadığı belli oluyor DNA testi ile... Bir felaket ki, üzerine daha var mıdır acaba?
Aldatan kadınların hikâyelerini bizim Yasemin İlan o kadar güzel sergiliyor ki... Zaman zaman yanına gidiyorum Yasemin’in, inanamadığımdan, ’kendi mi karalıyor’ diye hani... Kızıyor bana ve mektupları gösteriyor. Gelen mektuplarda kocalarını nasıl aldattıklarını anlatan onlarca kadın... Ağzım açık...
‘Dobra Dobra’ da konuşuldu bu konu, ’Kadının Şeytanlığı...’
Bülent Yılmaz, iki erkekten biriydi sabah sabah... Kadınların hücumuna uğradı! Garip! İyi yazıyor besbelli ama cevap vermekte zorlandı. Yalnız bir ara Sevgili Müge’ye bir soru yöneltti? ’Senin durumun ne?’ diye... Sessizlik! Eşinden ayrılmasını sordu bizim Arnavut Kızı’na... Cevap olarak da ’Beni aldattı’ dedi Anlı...
Erkeğin de şeytanı vardır ama kadının şeytanı o kadar fazla ki... Ne yapacağını bilemezsiniz. Bildiğiniz zaman iş işten çoktan geçmiş olur.
Küçük bir anekdot sizlere: Bir ünlü, Bodrum’da sabahın erken saati kahvaltı ediyor. Yan yanayız. Odadan inmiş, o zamanlar sevgilisi olan tanınmış ve genç bir kadın için; ’İstesin, kendimi camdan aşağıya atayım’ diyor. Ve ekliyor: ’Gece boyunca uyumadım, onu seyrettim...’
’Vay be!’ demişim, ne aşk ama... Nasıl bir sevgidir bu böyle! Aradan geçen kısa zaman sonra, yaz sonu gibi, bir başka adama âşık olduğunu gazetelerden öğrendim o genç hatunun... Hem de ne aşk... Bu durum tek bir örnekle sınırlı değil, çoğu böyle biliniz. Yani; ’Kadınlar Şeytandır’ kitabında Bülent Yılmaz doğruları yazmış... Ne diyelim yani...
***
SUYUN CEZASI…
Dikili Belediye Başkanı’na soruşturma açılmış! Diyorlar ki: ’Adam azıttı! Adam devletin malını dağıtıyor, her önüne gelene...’
Önüne gelen denilen zatlar, millet efendim... Belediye Başkanı Osman Bey, suyu 1 Lira’ya dağıtıyormuş... Sağlık hizmetlerinde ise bedavaya yakın bir hesap... ’Millete hizmet’ adı...
Öyle mi? Ama Osman Bey suçlu... Ayağa kalk!
Der ki Başkan Osman; ’On tona kadar su bedava... On bir ton kullanmışsa para alırım... Limitin üstüne çıkan herkesten 1 Lira...’
Ne işin var be Başkan? Sana bazı başkanlar ders vermedi mi? Köşe kapmacanın nasıl olduğunu? Devletin suyunu nasıl ’boşa’ harcarsın! Millete bu hizmeti iyiliği nasıl yaparsın! Oysa milletin canını çıkaracaksın ki... Devletin tarımda izlediği politikaların benzerini uygulayacaksın ki; üretimini yıllarca yaptığımız, kaliteli pamuğumuzu bile Yunanistan’dan alacak hallerle düşeceğiz! İşte hizmet bu!
Pirinç bulunmaz oldu. Hani; Sana yağı, benzin hatta ekmeğin karne ile satıldığı zamanlara mı dönüyoruz acaba?
Sen kalkmışsın, millete hizmet vermek için boynuna ip geçiriyorsun... Senin o beldeden bir daha seçilmen mümkün mü acep? Bu memleketi idare etmek bu kadar zorken, sen yol gösteriyorsun... Bazı ülkelerde benzinin bile bedava olduğunu biliriz. Bu genç başkan, cami duvarı misali, hani anlarsınız ya...
Hizmetin adını siz koyun artık...
Alıştık ya; park vergisi, yol vergisi, işeme vergisi vermeye... Suyu bedava dağıtınca sinirler gerildi. Bu ülkede bazı şeyleri yaparken ağabeylere sormak lazım geldiğini Osman Başkan anlamamış sanırım. Bakalım birileri bu başkana sahip çıkacak mı? Yoksa asacaklar mı?
***
’KADINSIZ’ DEDİK DE!
Kadınlarla alakalı bir sinirimiz söz konusu değil... Bizi aşar... Kadına saygımız olsa da; hani şu diğer yazıdaki ’Kadının şeytan oluşu’nun karşısında değiliz yani.
Kadınsız dedik de; bizimle alakalı değil... Biz kadınlıyız anlamına da gelmesin... Hayatın tadı kadındır yine de, ne kadar şeytan olsalar da! Sözümüz meclisten dışarı..
Yılların dostluğu var sevgili Selçuk Ural’la... Ziyaretimize geldi. Yeni albümü elinde, aynı
Selçuk aradan yıllar geçse de... Yine yakışıklı ve delikanlı gibi... Birbirimize baktık, iltifatlaştık! O beni genç görmüş, ben onu hiç değişmemiş buldum. Her neyse; yeni albümünün adı ’Kadınsız’ Selçuk Ural’ın...
O eski Selçuk, aynı yine... Sesiyle, yorumuyla bazı gençlere o kadar güzel ders veriyor ki... Hepsi yeni olan on iki şarkıda yeni bir yola çıkmış Ural... İyi bir albüm olmuş, güzel... Dinlerken huzur duyuyorsunuz. Eskilerden çok konuşamadık, yeniliklerden söz ettik. Ve hayatın yaşamaya değer olduğundan lafladık. Yeniden yola çıkmış yıllar sonra Ural, yeni bir yola... Yolun açık olsun Selçuk kardeş...
GÜNÜN SÖZÜ: ’İyi adam’ dediğimiz, kendimize en çok benzeyendir.
Vehbi DİNÇCAN
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|