ANASAYFA  |  HABER  |  MODA  |  GALERİ  |  MEKAN  |  MİZAH  |  YARIŞMA  |  SAĞLIK&GÜZELLİK  |  KÜLTÜR&SANAT
ÜYE GİRİŞİ
MX ARAMA
HAFTANIN YARIŞMASI
Bitiş Tarihi: 23 Kasım 2008

SOYAKA ISOYAMA

MARK FISHER
ANKET
KADIN DEDİĞİN...
Elinde Maşası Olandır
Cebinde Parası Olandır
Evliliğe Niyet Flört Edendir
Çapkınlığı Sevendir
İyi Sevişendir
Ev Kuşudur
Hiçbiri
SONUÇLAR  |  ARŞİV
KASIM ASTROLOJİ YORUMLARI
BİLAL ÖZCAN YAZIYOR
BİLAL ÖZCAN
e-posta | kimdir | arşiv
RENKLİ HAYATLAR


GALATASARAY ŞAMPİYONLUĞU HAK ETTİ Mİ?...

 

Öncelikle şunu belirteyim; ben bir Galatasaray taraftayım. Hem de tutkulu bir taraftarım. Bu yazıyı öğlen saatlerinde yazıyorum. Yani son maçlar henüz oynanmadan.

 

Bu gece yüzde 90 Galatasaray şampiyon olacak. Zaten bu yazıyı yüzde 10'luk ihtimal gerçekleşmeden yazmış olmak önemli. Fenerbahçe şampiyon olursa, yukarıdaki başlığı herkes atar.

 

Neyse, diyeceğim şu; Galatasaray bu seneki performansıyla şampiyonluğu yüzde yüz hak eden bir takım olamadı. Ligin başında seyircisiz oynananlar, Kalli gittikten sonrakiler ve aradaki bir kaç maç çok iyiydi. Ya diğerleri?

 

Bazı maçlarda oynanan futbol evlere şenlikti. Çok çok kötüydü. Hele o Türkiye kupası maçları? Avrupa maçlarındaki dökülmeler?

 

Daha 45 gün öncesine kadar, oynanan futbol her taraftarı kahrediyordu. Lig'de kimsenin şampiyonluktan ümidi yoktu. Herkesin favorisi, Sevilla'yı geçen güçlü Fenerbahçe'ydi.

 

Ne var ki Chelsea'ye elenmek Fener'in ayarını bozdu. Avrupa rüyasına dalınca, Türkiye'yi ihmal etti. Tecrübesiz Zico saha içinde ve saha dışında önemli hatalar yaptı. Çoğunluğu Fenerli olan medya, Zico'nun ve futbolcuların yanlışlarını görmezden geldi...

 

Hatta ört bas etti. Her fırsatta Lincoln'ü kalemine ve diline dolayanlar, Roberto Carlos'un sene ortasında takımı terkedip gitmesine hiç ses çıkarmadı. Yazamazlardı çünkü aleyhlerinde kalem oynatılınca Fener yönetimi taarruza geçiyordu.

 

Aziz Yıldırım'ın ismi bile medyadaki spor müdürlerini titretmeye yetiyordu.

 

Anlayacağınız, Fenerbahçe kendini içten içten yedi... Fenerbahçe kaynarken, Kalli takımı yarı yolda bırakıp gidince, Galatasaray'da benzersiz bir motivasyon gerçekleşti. Futbolcular, ruhen ve fizik olarak adeta şahlandılar. Bir mucizeye, büyük bir başarıya imza attılar.

 

Eğer şu an Galatasaray şampiyon ise, bu asla; ne eski, ne yeni yönetimin, ne de teknik adamların sayesindedir. Şampiyonluğu Fener ikram etti, futbolcular da insanüstü bir eforla ona sahip çıktı.

 

Şampiyonluk Galatasaray'a Zico, Carlos ve Aziz Yıldırım'ın ikramıdır. Bunu herkes böyle bilsin.

 

***

 

O KÖPEĞİN ÖLDÜRÜLMESİ ŞART MIYDI ?

 

Zavallı küçük Azad'a Allah'tan rahmet, babası Celal Bey'e sabır diliyorum. Acıyı ancak yaşayan bilir, biz ne söylesek boş. Silivri'de meydana gelen olay çok üzücü…

 

Aynı zamanda çok da şaşırtıcı! Bir köpeğin tanıdığı bir insana saldırıp onu öldürmesi akıllara sığmıyor. Üstelik Celal İnaldı, Kangal kırması 'Haydut'u yavruyken yanına almış. O da gitmiş, adamcağızın 5 yaşındaki yavrusunu parçalamış.

 

Haber ilk önce Vatan'da yayınlandı. Ancak dünkü Hürriyet gazetesinde Vatan'da olmayan bir ayrıntı vardı. O da şu... 'Annesiyle alışverişten dönen küçük Azad, Silivride'ki villalarının bahçesinde oynamak için 'Haydut'un yanına gitmeden önce, diğer köpekleri Kurt'u sevmişti.' İşte olayın sırrı burada yatıyor.

 

Üstelik 'Haydut'un agrasif bir yapısı varmış. Belli ki asosyal büyümüş. Bir köpeği, küçükken korkutursanız, dayakla terbiye etmeye kalkarsanız ya da bir yere kapatırsanız hayvan ruhen problemli olur. Bu durum ileride tüm davranışlarına yansır.

 

Ya çok korkak olur, ya da saldırgan. Sakin durduğunu sanırsınız, aniden öyle bir saldırır ki bunu neden yaptığını anlayamazsınız. Nereden mi biliyorum?

 

Hayatımın 20 yılını iki köpekle paylaştım da oradan. 'Billyboy' ve 'Lucky'...

 

1988 senesi Mart ayında Billyboy'u bulduğumda Bağdat Caddesi kenarında yağmurda ıslanıyordu. 4-5 aylık bir sokak köpeğiydi. Tazı, Çoban Köpeği kırması bir şeydi. Zavallı hayvancağız o 4-5 ay boyunca, sokaklarda neyle karşılaştıysa, hayatı boyunca kuyruğu bacaklarının arasında yaşadı. Lucky ise 'Podel' cinsi beyaz, çok güzel bir hayvandı.

 

Küçükken eve 'çiş' yapınca gazete ile poposuna vurulduğu için korkak olmuştu. Geçirdiği bir trafik kazası hayvanı daha da ürkekleştirdi. Öyle masum, öyle sakin bir köpekti ki...

 

Ancak, yanında bir başka köpeği seversem ya da ona ait bir şeyi önünden almaya kalkarsam bana bile saldırıyordu. O küçücük cüssesiyle, neremi yakalarsa koparırcasına ısırıyordu.

 

Isırdıktan 10-15 saniye sonra ise öfkesi tükenmiş oluyordu. Derin bir pişmanlık ve sessizliğe bürünüyor, öylece kalıyordu.

 

‘Haydut' da küçük Azad'ı öldürdükten sonra 12 saat yerinden hiç kıpırdamamış. O, bir anlık önlenemez müthiş öfkeyle neden olduğu korkunç olayın derin pişmanlığı ve çaresizliği içinde kalakalmış. Tipik bir agrasif, depresif köpek davranışı. Kendisini öldürmek için villaya gelen belediye görevlilerini gördüğü zaman bile suçunun farkındaymış gibi sessizliğini bozmamış.

 

Şimdi herkese şunu sormak istiyorum... Bir katil de olsa 'Haydut'u öldürmek şart mıydı?

 

Oğlunu kaybeden Celal Bey, belediye görevlilerini arayıp, "Gelin bu hayvanı öldürün" demiş olabilir. Celal Bey'in yaşadığı acıyı hiç birimizin anlayabilmesi mümkün değil.

 

Ancak soru şu: Görevi hayvanları yaşatmak olan bir veteriner hekimin, çocuk katili de olsa bir köpeği iğneyle uyutup öldürmesi etik midir?

 

Götürüp bir yere kapatamazlar mıydı?

 

Hani idam cezası kaldırılmıştı?

 

Madem öyle, anasını, babasını kesen, karısını, kaynanasını öldüren, gözünü kırpmadan 3-4 kişiyi katleden binlerce insanı cezaevlerinde neden besliyorsunuz?

 

Hepsini iğneyle uyutun olsun, bitsin!

 

Bilal ÖZCAN




Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
YORUMUNUZ
Adınız Soyadınız

E-posta Adresiniz (sayfada görünmez)

YORUMUNUZ

Yanda gördüğünüz sayısal güvenlik kodunu onun yanındaki kutucuğa yazmalısınız.
   
Sayfayı Arkadaşına Öner
Kendi E-posta adresinizi yazın

Arkadaşınızın e-posta adresini yazın

Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.

Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarın Diğer Yazıları
KÖŞE YAZILARI
 


ANASAYFA · HABER · MODA · MEKAN · GALERİ · SAĞLIK&GÜZELLİK · KÜLTÜR&SANAT · MİZAH · YARIŞMA

Üyelik | Reklam | Künye | İletişim


MagazineXtra.com © 2007-2008 | Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden MagazineXtra.com sorumlu tutulamaz.