Sevmek eskidenmiş... Her dinlediğin şarkıda kendinden başka bir kalbi yanında hissedebilmek, gözlerini açtığında yüzünü yıkamadan önce aklına ilk düşenin "o" olması, onu izlemekten yanında uyuyamadığın ve uykusuz kalmaktan hiç şikâyetçi olmadığın gecelerde her şeye rağmen huzurla dolmak eskidenmiş...
Sevmek çok eskidenmiş... Eski Türk filmlerindeymiş sevmek ya da pembe dizilerde hiç bilemediniz fotoromanlarda kalmış... Annelerimiz yetişmiş ucundan kıyısından biraz olsun tatmış sevmeyi. Ama asıl anneanneler, babaanneler, dedelermiş âşık olmanın ne demek olduğunu bilen... Onların zamanında ne gece kulüpleri varmış avcılar ve avlarıyla dolu ne de internet denen kolay yoldan tanışıp kaynaşma teknolojisi.
Şık restoranlarda yenen yemeklerdense pastanelerde gizli saklı buluşulup yenen sakızlı muhallebinin tadının daha bir güzel olduğu… Gösteriş yapmak uğruna en pahalı çiçekçiden alınan bilmem kaç tane gül yerine komşuların bahçelerinden koparılan tek bir gelinciğin çok daha fazla şey ifade ettiği… Arkadaşlara danışılıp cep telefonlarına en anlamlı mesajların çekildiğini sanmaktansa kendi el yazılarıyla yazılan bir kaç satır mektubun hatıra olarak saklanmasına sebep olunduğu yıllardaymış menfaatsiz, yürekten sevmek...
Çok isterdim o zamanlarda yaşamayı... Televizyon ve internetle tanışmamayı, sahtelikler içinde kaybolmamayı, insanların kıyafetlerinden çok beyinleriyle değer kazandığını görmeyi, şiddetle yalanla çıkarla bu kadar sık karşılaşmamayı... Çok fazla isterdim.
Şimdiyse bırakın sevmeyi asık olmayı bile umut etmek zor geliyor bana... Etraftaki yalanları, inkârları, hiçe saymaları görmemeye çalışırken, taçlandırılmak gerekilen durumlarda saflık, tecrübesizlik ve iyi niyetin başka sıfatlarla süslenmesi ve bütün bunların ardından üzülmekten, geride kalan güzel günlerinde kirlendiğini izlemektense aldığım sevimsiz kararların aslında ne kadar doğru olduğunu düşünüyorum zaman zaman...
Sevmek eskidenmiş ya... Eskide kaldı benim aşka inancım da. Sitemim kimseye değil kendime, kızamıyorum herkesin canı sağ olsun... Ve şimdi aşktan çok uzakta İstanbul’da Tuğba Özerk’in "İzmir" adlı şarkısı dolandı dilime günlerdir. “Alsancakta o yaralı gençliğim hala beni bekler, sen aklıma düştükçe hala kalbim tekler, içimde sancır İstanbul benim darağacım, gidiş o gidiş bir daha da senden haber bile alamadım.... "
Herkese iyi haftalar... Hakan KÜÇÜKBAY
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|