 Bir yığın hurafe ve beyin zevzeklemesi itelemerle büyüyor büyütülüyoruz…
Analar babalar bazen çocuğun çocuk olduğunu unutuverebiliyorlar…
Bazen de bir çocuğun, düşündüklerinden çok daha zeki olabileceğini tabi ki…
Ve çocuk zekasının ulaşacağı sonuçların, onların gerçeklerine çok uzak olabileceğini de…
Her şeyi biliyorlar da, tek bir şeyden bi haberler; Çocuklar, paranoyalarını ayak altı etmiş realist ebeveynleri severler…
Hanım bu çocuk baba demedi…
Doğdu doğalı parmağını da hiç emmedi…
Sakın en besilisinden embesil olmasın!..
Hanım çocuk baba demeden anne dedi, rüşvet mi yediriyorsun sen buna mama niyetine Allah aşkına?.. Allah korusun bilmem kaça tabi memur falan olmasın, alçak sürünürüz valla…
Hanım hanım bak yürüdü ama yan basıyor… Tarakları yerden topla, günahtır sübyana…
- Baba de bakim! Baba de! Evladım baba desene ulan!
Hanım duydun mu?.. “Ulan” dedi… Babasının oğlu aferin… Ben de ilk ulan demiştim…
Hanım bu çocuk nasıl dünyaya geldiğini soruyor, ne desek ki? Dur buldum!
- Evladım seni leylekler dünyaya getirdi… Kent hayatı malum, elektrik faturalarını ödeyemeyince, karanlıkta ananla karıştırmışım…
Anlayacağın senin gerçek anan; Kenarları kanatlı, çift katlı, göz yaşını sızdırmaz bir leylek… Sallama elini kolunu evladım henüz uçamazsın, kanatların çıkacak daha… Hey Allah’ım kırdı kafayı çocuk, gel hanım sen anlat şuna meseleyi…
Hanım çocuğu oturtma klozete dedim sana bin defa, ayakta alışsın…
Ortalama, kavrama, sallama, silkeleme melekeleri gelişmeyecek sonra…
- Bak evladım böyle yapacaksın, sen erkek adamsın, bırak hafiften etrafa saçılsın… Ben yıkamadım ama sen elini yıka… Babalar yıkamaz, suyun altında hikayeden gezdirir, herkes yıkadı sanınca çeker kapıyı çıkarlar…
Tuvalet meselesi de tamam hanım…
Şimdi de kahve mi istiyor? Vay kurutulmuş piç…
Dur ben gereğini söylerim ona şimdi, sen kaçıl kenara bakim;
Evladım çocuklar kahve içmez, içersen zenci olursun büyüyünce…
Sonra hiçbir kız arkadaşın seninle Tunalı Hilmi caddesin de haşlama yemeğe gelmez…
Ve hafif esmere kaçan her nevi komşu çocuğunda zan altında kalırsın.
Bak Michael Jackson amcan babasının sözünü dinlememiş, şimdi beyaz olucam diye kıçını yırtıyor… Burnun düşer valla… Tek burnun düşse yine iyi, çükünde sarkar…
Hanım ben bu çocuğu biraz sağda solda dolandırıp getiriyorum, belki düzelir…
- Muz mu? Üstüme iyilik sağlık, muz olmaz çocuğum, yenmez o, çek elini bakim…
Kime diyorum ben? Alooooov!
Ulan velet maymun mu olucan büyüyünce sen bizim başımıza? Ne bu muz sevdası?
Hasbin Allah şimdi de çekiştiriyor, dur bırak çekiştirme yakamı paçamı…
Maymunluk zor geldi, çekici mi olmaya karar verdin?
Bak eve götürür odaya hapsederim!
Bir şey istemek, arzulamak, iç geçirmek, imrenmek yok…
Hayırlı evlat olmazsan yaşına başına bakmam aldırırım seni…
Şişt! İndir elini anneye babaya el kalkmaz, taş olur elin… Alçıpan olur…
Bak bide cevap vermeye yelteniyor… Öbür dünya da dilin ensenden çıkar…
Biber sürerim senin ağzına… Yakarım çıranı… Sabun yaparım seni…
Bu koku da neyin nesi? Dur bakim, yoksa altına mı işedin?
Beş yaşına geldin halâ dona çalışıyorsun…
Baban olduğum için utanıyorum kendimden…
Ne benim ne karımın seninle uğraşacak takatimiz kalmadı, peşimizi bırak artık…
Git kendi karın temizlesin altını…
Neler diyorum ben yav! Sıcak başıma geçti galiba!
Seni eve bırakayım, ben kendimi bi doktora götürmem lazım evladım, kendi mi pek iyi hissetmiyorum! Atımı getirin banaaaaa…
Joker ABDUL
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|