Estetik bilimi ve bu bilim uğruna çalışan büyük ölçekli laboratuarlar ve dev kozmetik firmalar her gün yeni bir ürünle veya uygulamayla karşımıza çıkıyor.
Eski zamanlarda pırlantalar veya pahalı elbiseler kişinin kimliğini gösterirken günümüzde bunun yerini sağlıklı bir yüz ve vücut uyumu aldı. Bu nedenle son 20 yılda estetik tıp hiç olmadığı kadar önemli oldu ve art arda gelen bilimsel buluşlar mesela ‘botosk’ ve diğer ‘hightch’ uygulamalar – lüks olmaktan çıkıp bir ihtiyaç haline dönüştü.
Öyle ki neşter korkusu olmadan, astronomik ücretler ödemeden küçük kusurları ve yılların yorgunluğunu kısa sürede silmek mümkün hala geldi. Tek bir kırışıklık, yorgun bir çift göz kapağı kalın bir ayak bileğinden kurtulan birçok kişinin yeniden doğdum diyecek kadar mutlu oluşunu çevremizde her gün yaşıyor ve şahit oluyoruz.
Üstelik yaşlanmayı geciktirmek için her gün dünyanın çeşitli yerlerinde ilaçlardan lazere uzanan geniş bir yelpazede bilimsel çalışmalar yapılıyor.
Şık beyaz gömlek ve kot pantolonla nasıl şık olabiliyorsak, artık küçük dokunuşlarla da yüzümüzde sağlıklı bir ışıltı ile yaşamımızda bir pencere açmak mümkün.
Kişiye özel uygulanması gereken yüz ve vücut estetiğinde iyilik sınırları her geçen gün daha da zorlanıyor. Yapılan müdahale ve işlemlerde sofistike yaklaşımlar, yeni bir yüz ve beden yaratmadan, var olanı korumak ve zamanla eksilenlerin yerine koymak yönünde.
Neden yaşlanıyoruz sorusunun cevabını arayarak uygulanan yeni tedavilerde gerçek çözümler üretilebilmekte.
Yaşla birlikte edilen çizgiler ve çökmeler yüzün aşağı doğru iniş üzgün görüntüsü medikal estetiğin en çok çalıştığı konula.
On yıl öncesine kadar sadece operasyonla halledilen bu sorunlar için geliştirilen ameliyatsız çözümler kişilerin tercih ettiği sistemler arasında bunuyor. Hatta medikal estetiğin sadece botoksla sanırlı olmadığı daha çok anlaşılır bir hal aldı. Ama yine alın ve göz çevresindeki çizgiler için botoksla sağlanan iyilik halinin tüm yüzde de diğer tedavi seçenekleri ile tamamlanması gerektiğini unutmamak gerekiyor.
El, yüz, boyun ve de dekoltedeki gerçek iyilik gerçek iyilik tek tek ayrıntılarda mükemmelliği yakalayarak elde edilebiliyor. Örneğin zamanla hacmini yitiren kulak memeleri ve kulak önündeki çizgiler kişinin biyolojik yaşını ele veren, dikkatten kaçan küçük ama bir o kadarda saklanmakta zorlanılan bir ayrıntı.
Bu da daha iri küpe takma gerekliğini yada klipsli küpe takma zorunluluğu, saçları yanlara dökmek gibi can sıkan kamuflaj yöntemlerini beraberinde getiriyor ve kişiyi olumsuz etkiliyordu.
Oysaki yeni geliştirilen hyalüranik asit dolgular ve özel uygulama tekniği ile kulak memeleri eski dolgunluğuna kavuşabiliyor ve kulak önü çizgiler de hafifletilebiliyor. Tedavi tek seansta bir şekilde uygulanan enjeksiyon yöntemi ile şişme, morarma olmadan yapılabiliyor.
Gelelim ellere; her zaman ellerin yaşına gerçek aynası olduğu fikri de yavaş yavaş değişiyor… El bileklerindeki ve el yüzeyindeki çizgiler mezolifting ve hyalüranik asit dolgularla azaltmak mümkün. Bu sayede daha nemli, gergin ve çizgilerden arınmış bir cilt kazanılabiliyor.
Yüz boyun ve ellerde ayrıntılarda yakalanan mükemmel sonuç bacaklar için de geçerli… Estetik görüşte bacaklar basen çizgisi açısından topuğa kadar devam eder. O yüzden şiş ve kalın görünümlü bilekler bu silueti bozabilir. Kalça ve bacaklarda sağlanan iyilik hali ayak bileklerinde yakalanmalıdır. Yağ birikmesi, ödem ve cilt elastikiyetinin azalması ile kalınlaşan ayak bilekleri de kişiyi olumsuz etkileyen, ancak artık medikal estetiğin çözüm bulduğu bir diğer küçük ve özel bir sorun.
O kadar özel ki kişinin tüm giyim tarzını, ayakkabı seçimini etkiliyor. Bu bölgeye yapılan tedavide ise ayak bilek bölgesine uygulanan özel mezoterapi teknik ve ilaçlarla yağ dokusunu çözebiliyor ve ödem giderilebiliyor. Dört ile altı seans uygulama ile çözüm bulan bu tedavi döneminde verilen ilaçların bir diğer artısı da stretching yani gerilmenin de sağlanabilmesi ve sarkmanın da tedavi edilmesi.
Artık çok ince detaylara bile çözüm bulan estetik uygulamalar sayesinde hem erkekler, hem de kadınlar için yaşlanmayı durdurmak hiç de uzak bir ihtimal gibi değil.
Dr. Mustafa KARATAŞ
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
|
|