Show TV’de ikinci “Şarkı Söylemek Lazım” furyası başladı.
Şarkıcılıkla alakası olmayan ünlü bünyelerin, şarkıcılıkla alakalı ünlü bünyeler koçluğu nezaretinde, şarkı söyleyememeleri esasına dayalı bu yarışmada en fiyakalısından birde eşantiyon jüri kadrosu da bizlere ücretsiz olarak sunulmakta.
Hoş ünlü koçların içinde ünsüzlükleri ile göze çarpanlar bulunsa da genel konsept yukarıdaki gibi.
Bu tip yarışmalarda jürisinden yarışmacısına, koçundan sunucusuna kadar her bir kimse ziyadesi ile ünlü olduğu ve ortam buram buram süper ego koktuğu için geçmişteki örneklerinde ( Bu yarışmanın birincisi, buzda ıvır zıvır, vb) doyurucu ve reytingkâr sahnelerin bolca yaşandığına şahit olmuştuk. Olmuştuk ama sanki biraz doğal gelişiyordu ya da en azından öyle hissettirilebiliyordu diyelim.
Yeni başlayan bu yarışmada “Danışıklı dövüş” kavramının zirve yapması ya da bu zirvenin biz izleyicilere çaktırılması bence rezaletin son perdesi.
Yıllardır eğitim sistemimiz içinde tartışılan “Ezberci Eğitim” kavramının tam karşılığını yaşadık bu yarışmanın ilk bölümünde. Evet, ezberci zihniyet! Bu defa kimin kime hangi konuda laf sokacağını, kimin kime tam lafın neresinde çemkireceğini, reyting kurtarma aktivitelerinin hangi anlar ve durumlar olduğunu önceden öyle güzel(!) ezberletmiş ki! Bir saniye önce gülümseyen yeşilli jüri üyesi ( Kendisi yarışma içinde de öyle anıldı sanırım köşe yazarıydı hanım jüri ) bir saniye sonra; “Okan bey ( Buzların prensi Okan Karacan ) siz neden zırt pırt yarışmalara katılıyorsunuz?” sorusunu bet bir surat (rolü) eşliğinde sorabiliyordu… ( Lafa orda ve o anda girmesinin önceden ezberletildiği bu kadar belli edilebilirdi )
Kimse de çıkıp; “Sevgili yeşilli jüri üyesi bayan bu yarışma ‘Var mısın Yok musun?’ değil ki Okan Karacan internetten başvursun da elemeler sonucu oraya gelsin yarışmacı olarak. Bizzat senin de dâhil olduğun yapım şirketinin; “Burada kimleri çarpıştırsak ta reyting alsak?” felsefesi eşliğinde bilfiil davet edip para ödediği kişiler burada yarışır.” demeyince olayın polemik yuvası projelerle donatıldığını anlamak çok da zor olmuyor.
Yapımcıyı kamera arkasında görür gibiyim. Elinde düdüğü, öttürünce polemik öttürünce şarkı… Öttürünce polemik, öttürünce şarkı…
Yapmayın yiğitlerim, yapmayın dostlarım, tamam cılkını çıkarın ama bari Şokunu çıkarmayın bu işlerin.
Yapacaksanız da, kalifiye ve yapacağı polemiğin hakkını verebilecek bir ekip bari kurun( Var var… Ruhunda polemik olanlar da var, yaptığı sahte kavgayı çaktırmayacaklarda var!) .
Unutmayın,
Biz Türk izleyiciler kavgayı çok severiz…
Unutmayın,
Müsamere lezzetinde bir kavga kumanda üzerinde düğmesel bazı baskılar oluşturabilir…
İmza: Bir dost
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|