 Benim için değerli bir insandır Dr. Ahmet Bayer. Bir dönem patronumdu kendileri. Uzaktan selamlaşır, ara sıra da kibar davetine istinaden villasına gider, tarafıma ikram içkisini içer, akşam üzeri sohbetimin akabinde veda ederdim. Daima yeni satın aldığı bir şeyler olurdu Free Shop’tan ve denerdik keyifle ne var ne yok toptan. Marjinal yaşam hareketlerine dair duyumlar da aldım geride bıraktığım zaman içinde, ama gözümle görmeye tahammül edemeyeceğim bir haline şahit olmuşluğum, yada duymuşluğum yok. Görsem bile, ben gördüğüne değil, bildiğine inanan bir insanım. Neticede ‘Hiçbir şey göründüğü gibi değildir’ diye boşuna söylememişler. Biraz kulak vermek gerekir, işini gücünü bırakıp yerimize düşünmüş düşünürlere.
‘Hiçbir şey göründüğü gibi değildir…’
Kimi zaman ‘asla yapmaz dediğimiz’ kelli felli bir iş adamı, kimi zaman da ‘sapıklar, ahlâksızlar, tuu kakalar’ cinsinden naralar atan bir global dünyalı; ilk yakaladığı düşeşte ve uçkuru ilk çözüşte, bulunduğu noktadan uçakla Taiwan’a, Haiwan’ca dürtülerini dürtükletme ve kalkış takımlarını ihya etme adına uzaklaşabiliyor. O da biliyor ’Aynısını ikamet alanında yapsa adı çıkacak, Taiwan’da Haiwan’lık yapınca turist unvanını kapacak.’ O da biliyor ki; bıçağını ona göre biliyor...
Neymiş efendim : demek ki ‘Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş…’
Kimi alemlerde el alemle coşuyor para cebinde, çıkıyor Reina’dan, basıyor küfrü, atıyor tokadı, sallıyor yumruğu, evine çekiliveriyor, yerinde rahatı. Kimi iki bira içiyor sokak başında, ranzalı odada karşılıyor alacakaranlık sabahı. Biri TV’de aleni, diğerini iki kişi ya görüyor, ya görmüyor. Birine para yorgan misali, öbürüne iki bira urgan misali ve ait olduğu çuvaldızın ucundan göz kırpıyor.
Neymiş efendim : ‘Hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş…’
Kimi turizm yapıyor, ödüyor vergisini, alıyor dergisini, yatına kuruluyor, açıyor içkisini, az çok yemişte hayatın sillesini, müdane etmiyor illegale, bakıyor keyfine… Ahmet Bayer gibi...
Kimi aleniden uzak yaşıyor, bin bir türlü gizem taşıyor ve ‘içten içten’ başkalarına ruhu egale, bir türlü yenemediği osuruk egosu ise kendisine tek meşgale…
Dr. Ahmet Bayer ulu ortada, orta gelirin üzerinde, ortalamada deneyimli, eğlenmeyi, eğlendirmeyi, yemeyi, içmeyi, gezmeyi, yaşamayı sever biri. Yaşama olan bağlılığını, içinde bulunduğu elim duruma istinaden, hayata karşı direnişinde gösterdiği mukavemetten anlamakta mümkün. İşte bu cümlenin ardından, ilk defa ‘bir şey bana göründüğü gibi geliyor…’
Ve aklımdaki ihtimal : ‘Bir tavşan, yine dağa küsmüş gibi görünüyor…’
NOT: Ne anlatıyor bu adam derseniz...
Bkz; değerli abim Ali Eyüboğlu’nun ‘Haber Yine Ayağıma Geldi’ başlıklı yazısına... Kendisine, böyle bir olayı kaleme aldığı için, ayrıca teşekkür ederim...
JOker ABDUL
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|