Belçikalı Francoise Rosiere, 10 yaşındaki kızı Justine'i 'Roland Garros Fransa Açık Tenis Turnuvası'nın finalini izlemeye Paris'e götürdüğünde 1992 senesiydi.
Dünyanın en büyük toprak kort turnuvasının finalinde, iki dev isim Monica Seles ve Steffi Graf mücadele ediyordu. Lisede tarih öğretmeni olan Bayan Rosiere tenise çok meraklıydı. Bu nedenle kızını 4 yıl önce, evlerine yakın bir tenis okuluna yazdırmıştı.
Justine, Steffi Graf'ın büyük hayranıydı. Ne var ki o çok önemli ve çok zorlu maçı Monica Seles 10–8 kazandı. İdolü olan Alman yıldızın kaybetmesine çok üzülen küçük kız annesine dönerek, "Bir gün bu korta çıkıp, şampiyonluğu ben kazanacağım" deyiverdi.
Yıl 2003... Yer Paris...
Roland Garros Fransa Açık Tenis Turnuvası'nın tek bayanlar finali... Güçlü fiziği ve imkânsıza yakın vuruşlarıyla önemli başarılara imza atan, dünya sıralamasının 2 numarası Belçikalı tenisçi Kim Clijsters'ın karşısında genç bir yetenek var... Vatandaşı, Justine Henin Hardenne...
Çelimsiz fiziği, kısa sarı saçları ve görkemli 'backhand' vuruşlarıyla tenisseverlerin ilgisini çeken bir sporcudur Justine... Bir kaç gün önce, yarı finalde Serena Williams'ı adeta korta gömerek herkesi kendisine hayran bırakan bu kısa boylu, tahta göğüslü kız oldukça hırslıdır. Hırsıyla, dev rakiplerini tek tek yenerek, adeta bir imkânsıza ulaşmak istemektedir. Büyük hırsını, müthiş tekniğiyle birleştirip final maçında Clijsters'i ezer geçer Justine Henin Hardanne...
Maçı, 6–4 ve 6-0'lık setlerle kazanır. Maç bittiğinde, tüm seyirciler ve ekran başındaki yüz milyonlar, tenis sporunun yeni yıldızını ayakta alkışlamaktadır. Az sonra korttaki seremonide, kariyerindeki ilk büyük kupayı kaldırır...
Ve mikrofon başında, 11 yıl önce aynı yerde, karşı tribünde annesiyle yaptığı o konuşmayı anlatır... Gözleri dolu doludur...
Ve ekler, "Annem ne yazık ki artık aramızda değil, bu şampiyonluğu ona armağan ediyorum." Seyirciler bir kez daha çılgınca alkışlarlar Justine'i. Ne yazık ki Justine'in annesi 8 yıl önce kansere yenik düşmüştür.
Justine Henin, 'Roland Garros' kupasını iki kez daha kazandı. Pek çok turnuvayı birinci tamamlayıp kupalar kaldırdı, Atina Olimpiyatları'nda şampiyonluğa ulaştı. Milyon dolarların sahibi oldu...
2007 yılı içerisinde oynadığı 67 maçın 63'ünü kazanmayı başararak rekor üzerine rekor kırdı. Ve bu yılın 14 Mayıs günü herkesi şaşırtan o açıklamayı yaptı. Tenisi bıraktığını açıkladı. Oysa henüz daha 25 yaşındaydı.
Justine Henin, bir hayal kurdu...
Başaracağına inandı ve gerçekleştirmek için çok çalıştı. Ve Henin, dünya sıralamasında 1 numarayken tenisi bırakan ilk sporcu olarak tarihe geçti.
***
KUMBURGAZ'DA BİR İŞKENCE KAVŞAĞI!
Rahmetli annemin ve babamın mezarları Silivri'ye bağlı Celaliye Köyü'nde...
Babamın inşa ettirdiği camii de orada...
'Hidayet Özcan Camii'...
Camii'yi 22 yıl önce babam yaptırdı, köylü yaşatıyor...
Aralarında para topladılar duvarlarını ve tuvaletini yenilediler... Güler yüzlü, hayırsever, inançlı ve medeni insanlar...
Babam onları, onlar da babamı çok sevdi... Ben de sık sık Celaliye'ye gidiyorum. Neredeyse her Pazar günü... Celaliye, İstanbul'a 36 kilometre, Büyükçekmece'ye 11 kilometre mesafede E- 5 yolu üzerinde şirin bir Trakya beldesi... Kumburgaz'ın hemen yanı başında...
Celali'ye giderken de, dönerken de Kumburgaz'dan geçiliyor...
Dahası, otobanı kullanmayan her araç, Tekirdağ'a, Çanakkale'ye ve Edirne istikametine gidip gelirken bu yolu kullanıyor. Lakin geç geçebilirsen...
Kumburgaz'ın tam göbeğinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bir köprülü kavşak inşaatı var. Hangi müteahhit yapıyor bilmiyorum. Köprülü kavşak inşaatı değil, mübarek yılan hikâyesi...
Yıllardır sürüyor, yıllardır o yolu kullanan vatandaşlar işkence çekiyor... Her gün, her saat o kavşağı aşabilmek için yüzlerce araç tek sıra halinde peş peşe diziliyor. Artık güneşin altında yarım saat mi beklersin, bir saat mi şansına kalmış. Büyükşehir Belediyesi 1,5 yılda, İstanbul'un her yerinde 200 tane kavşak bitirdi, Kumburgaz kavşağı 3 yıldır kilitli durumda...
Sayın Belediye Başkanı Kadir Topbaş'ın işi çok biliyorum...
Ama derdimizi başka kime söyleyelim, Diyorum ki, Sayın Başkan, şu işkence kavşağına bir el atsa da insanları bu zulümden kurtarsa!..
***
BÖYLE KÖŞE YAZARLIĞI MI OLUR?
Yazık, çok yazık... Gazetelerin anlı şanlı köşe yazarlarının düştüğü duruma bir bakın Allah aşkına. Hepsi de güya aklı başında kişiler!
Fikirlerini yazıya döküp okurlarını aydınlatacaklarına, birbirlerine hakaret dolu yazılar kaleme alıyorlar. Sadece hakaret olsa neyse, meslektaşlarına küfür de ediyorlar. İnsan düşünmeden yapamıyor; böyle gazetecilik mi olur, böyle yazarlık mı olur?
Bu köşeler onlara, bir başka yazarla seviyesiz tartışmaya girsin diye mi veriliyor?
Bu yazıları okuyanlar ne düşünüyordur acaba?
Ülkenin, halkın bu kadar sorunu varken, bir başka yazarla kalem dalaşına giren, bunu günlerce sürdüren, işi kişisel hakarete, hesaplaşmaya ve küfürleşmeye kadar vardıran yazarın saygınlığı kalır mı?
Bir diğerini 'kişilik katili' olmakla itham etmek, muhatabı yazarı 'zavallı' olarak nitelendirmek, 'ahlaksız' diyerek aşağılamak, 'hoşt' diye seslenmek, 'senin şarap çanağına tüküreyim' diye başlık atmak ne kadar etik, ne kadar doğru...
Kıskançlığın, çekememezliğin, aşağılamanın biri, bin para! Bir de ortada bir 'çete' lafıdır gidiyor. Güya medyada bir çete varmış ve çalıştıkları kurumları kullanıp, güçlerini paraya çeviriyorlarmış. Çirkin ve ağır ithamları bilmece gibi yazıp da okurun kafasını karıştırmanın köşe yazarlığıyla ne ilgisi varsa!
Beyler; okur sizden, güncel konularda kafasındaki soru işaretlerini yanıtlayacak, düşüncelerini aydınlatacak, bilgi dolu fikir yazıları bekliyor. Patronlarınızın sizlere, vatandaşı bilgilendirmeniz için sunduğu o köşeleri bu şekilde kullanmaya hakkınız yok. Lütfen sakin olun; Eğer yapmadıysanız, gidin iyi bir tatil yapın ve dinlenin...
"Yok; biz bildiğimizi yaparız" diyorsanız 'basın savcısını göreve davet ediyorum! Çünkü meslek birliklerinin bu konuda bir şey yapacakları yok...
Sayın savcım, hakaret ve küfür içerikli yazılarıyla fikir kirliliği yaratan, topluma ve özellikle iletişim fakültelerinde okuyan gençlere kötü örnek olan bu yazarların tümünü birden uyaramaz mısınız?
Yetkiniz dâhilinde mi, bilmem... Ama en azından, Hepsini bindirin bir tekneye, Hayırsız Ada'ya bir hafta zorunlu tatile gönderin, Orada belki normalleşirler!
Bilal ÖZCAN
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
Yazarın Diğer Yazıları |
- EMRE AYDIN KOMEDİSİNDE EN SON DURUM! (21.11.2008)
- DÜNYADA İLK: YÖNETMEN, ÇOCUKLARI AĞIR ÇEKİMDE AĞLATTI! (20.11.2008)
- SABAH YATAKTAN KALKINCA KİM GÜZEL, KİM DEĞİL? (19.11.2008)
- ŞÖHRETLER ARASINA BİR İSİM DAHA KATILDI! (18.11.2008)
- DEDESİNİ DİNLEDİ ACUN’DAN 75 BİN YTL KAZANDI (17.11.2008)
- KURTLAR VADİSİ’NDE HELİKOPTER PATLARKEN KİM ÇEKTİ? (15.11.2008)
- ÖZCAN DENİZ ADANALI’DAN KAÇTI! (14.11.2008)
- BAŞINIZA, BERGÜZAR KADAR TAŞ DÜŞSÜN! (13.11.2008)
- CEM YILMAZ İLK DEFA DİZİDE OYNADI! (12.11.2008)
- ADANALI YUNANCA BİLİYOR MU BİLMİYOR MU? (11.11.2008)
- BEN YAZDIM TRT HATASINDAN DÖNDÜ! (10.11.2008)
- CEM YILMAZ, TÜRK TELEKOM’U AVEA İLE ALDATIYOR! (08.11.2008)
- HALİL ERGÜN MUTLAKA, HEMEN ZAYIFLAMALI! (07.11.2008)
- TAVŞAN DİŞLİ ANCHORWOMAN VE OBAMA! (31.10.2008)
- TAVŞAN DİŞLİ ANCHORWOMAN VE OBAMA! (31.10.2008)
- NEHİR ERDOĞAN’A CÜBBE YAKIŞMIŞ AMA BACAKLARI ÇARPIK (30.10.2008)
- AYSUN KAYACI SADECE, ‘KAĞIT BEBEK’ DEĞİLMİŞ (29.10.2008)
- TATLISES, ‘E–7 OTOBAN’ İNŞAATINI BAŞLATTI! (28.10.2008)
- ACUN, MEVLÜT’E TESELLİ İKRAMİYESİ VERSİN (27.10.2008)
- GÜLSE BİRSEL NASIL GÜZELLEŞTİ? (24.10.2008)
- BU MAÇ YAYINI STAR’A YAKIŞMADI! (23.10.2008)
- ŞİMDİLİK UCUZ OYUNCU! (22.10.2008)
- AYSUN KAYACI’NIN AĞZINA BİBER LAZIM! (21.10.2008)
- HEM KALPSİZ HEM RUHSUZ ADAM! (20.10.2008)
- TARKAN KAŞLARINI ALDIRMIŞ! (18.10.2008)
- FAHRİYE, KUAFÖRÜNÜ ACİL DEĞİŞTİR! (17.10.2008)
- SABA’YI DEĞİL, SAYNUR’U ÖRNEK ALIN! (15.10.2008)
- O BEBEK EN AZ İKİ AYLIK! (14.10.2008)
- 500 MİLYARI AGUİLERA KAZANIR MI? (13.10.2008)
- EN İYİ GİYİNEN ANCHORMAN KİM? (10.10.2008)
- GÖRÜNTÜN KASABANIN DOKTORU GİBİ! (09.10.2008)
- FOX HABER DİKKAT! (09.10.2008)
- İYİ BAKIN, REKLAMLARI İZLİYORSUNUZ! (06.10.2008)
- SARHOŞ PİLOT MU UÇURDU? (02.10.2008)
- THY, O KABİN AMİRİNİ ÖDÜLLENDİRSİN (02.10.2008)
- ZEKİ MÜREN TELEFONDA NEDEN AĞLADI? (25.09.2008)
- MİNİK SERÇE UNVANI NEREDEN GELİYOR? (24.09.2008)
- DOLMABAHÇE SARAYI! (17.09.2008)
- İŞTE, ISPARTA KAZASININ ACI HİKâYESİ! (15.09.2008)
- “MENDERES'İN KAZASI GİBİ” (11.09.2008)
- İSPARTA UÇAĞININ NEDEN DÜŞTÜĞÜNÜ AÇIKLAYIN! (07.09.2008)
- BALIK MI KALIR?! (03.09.2008)
- KONSERLER VE MALİYE! (01.09.2008)
- KARTIMI KOPYALAMIŞLAR! (27.08.2008)
- UÇAK KAZALARINI ÖNLEMEK MÜMKÜN MÜ? (25.08.2008)
- CANO ÖLDÜ! (20.08.2008)
- OKAN'LA GÜLBEN'İN MİNİBÜSÜ DUVARA TOSLADI! (18.08.2008)
- MEMLEKET NERESİ? (13.08.2008)
- SENEDE BİR, 'VEFA HAFTASI' OLSUN! (11.08.2008)
- BEBEKLER! (06.08.2008)
- EBRU, FERİKÖY'DE OTURDUĞUNU NEDEN GİZLİYOR? (05.08.2008)
- KAHRAMANLAR CADDESİ! (01.08.2008)
- SICAĞIN FOTOĞRAFI! (25.07.2008)
- BİR KARE FOTOĞRAFIN PEŞİNDEN GİTTİM (21.07.2008)
- GİZEM’İN SIRRI NE? (16.07.2008)
- SEZEN AKSU ASLINA DÖNECEKTİR ! (14.07.2008)
- TOPBAŞ KIZMASIN! (09.07.2008)
- BÜYÜK DEĞERLER TEK TEK GÖÇÜYOR! (07.07.2008)
- İŞTE ‘KENE’NİN SEBEBİ !.. (03.07.2008)
- SEZEN AKSU'NUN BU ALBÜMÜ SATMAZ ! (01.07.2008)
- ALMANYA'YI YENER MİYİZ? (25.06.2008)
- HENÜZ, HİÇBİR ZENGİN KENEDEN ÖLMEDİ ! (23.06.2008)
- YUNUS VE İNSAN ! (18.06.2008)
- İSVİÇRE KEBAP MI, FONDÜ MÜ? (16.06.2008)
- FATİH TERİM ! (13.06.2008)
- GURBETÇİ ALBÜMÜ (10.06.2008)
- SU ! (04.06.2008)
- MARS’A BİR, İKİ... (28.05.2008)
- SİGARAYI NASIL BIRAKTIM ? (22.05.2008)
- RENKLİ HAYATLAR (12.05.2008)
- AMAN PETROL, CANIM PETROL ! (09.05.2008)
- IVANKA'NIN BABASI DONALD TRUMP !.. (29.04.2008)
- RENKLİ HAYATLAR ! (21.04.2008)
- DÜNYA STARI TARKAN ! (16.04.2008)
- RENKLİ HAYATLAR (13.04.2008)
- UÇAKTA TELEFON ! (09.04.2008)
- ZEKİ MÜREN NASIL 'DEVRİMCİ' OLDU ? (07.04.2008)
- 'EKİSPO' OYNATTI! (02.04.2008)
- DEVLET BAŞKANINI SADECE BEN KARŞILADIM ! (31.03.2008)
- KEÇİNİN MERCEDES'İ ! (28.03.2008)
- HALK, MAGAZİNDEN NEDEN NEFRET EDİYOR? (02.01.2008)
- ŞARKICILARI 'AZ SONRA'LAR BİTİRDİ... (27.12.2007)
|
|
|