Gazeteler manşet atmış...
Bakan Bey konuşmuş; “Güngören katliamı PKK işi” denmiş. Yok ya, sahi mi? Yeni mi keşfettiniz?
Bu PKK daha neler yapmadı ki? Onları da yeni öğrendiniz. Sanırım!
Bakan Bey ifşaatta bulunmuşlar; “Kesin tespit ve güçlü delillerle tereddüde yer bırakılmayacak şekilde olay aydınlatılmıştır.”
Ve devamla; “Hükümetimiz Türkiye’yi faili meçhuller ülkesi olmaktan çıkardı.” buyurmuşlar.
Sağ olun Sayın Bakanım... Sadece İstanbul'da olan olayların ve canını kaybedenlerin sayısını hesaplayamıyoruz.
Ama bu açıklama yetti bize! Katilleri yakaladık. İsterdim ki; “Bu katliam öncesi bu işe girişmek isteyenler yakalandı” açıklaması gelseydi ya...
Şimdi sevgili Valimiz ve değerli Emniyet Müdürümüzün üstün çalışmaları ile katiller bulundu; şükürler olsun.
Ve cinsiyetini bile tartışmamız gereken katliamcı ve 5 arkadaşı ile yaptıkları katliamı seyrettiklerini de söylemiş.
Adı nedir bunların?
Adı yok bunların, cinsiyetleri yok, şekilleri yok, anlatımları yok bunların.
Ne olacak şimdi? Sorgu, ifadeler, açıklamalar devlet babanın resmi misafiri olarak beslenecekler ha...
Vay be... Ne güzel değil mi. Çaresi var da...
Bir de insan hakları var ya hani; katilleri, teröristleri savunan, masum insanları çoğunlukla unutan insan hakları...
Dertler ne zaman bitecek? Yoksa...
***
GİZLİ ÖLÜMLER
Konya'da bir köy...
Uzak değil ama çok uzak.
Konya'da bir yurt yok ama var.
İçinde daha rüştünü ispat etmemiş kız çocukları...
Ne işleri var orada?
Topluca ölüme gidiyorlar, kaçak, izinsiz dini bütünlüğü korumak amacıyla...
Gizli, kaçak ve sessizce yapılan bir belgesiz eğitim...
Ne devletin, ne Diyanet'in haberi yok. Sadece ölen 18 can, minik can...
Oysa onlar ip atlayacak, sek sek oynayacak, ebe sobe oynayacak, hatta salıncağa binecek yaşlardaki 18 can, minik can...
Bu aileler hangi akla hizmet bu gibi kaçak, göçek yerlere teslim ederler çocuklarını?
Bir bilen var mı?
18 minik can...
Hedefleri kara kalpakların iznine bağlı 18 minik can...
Onlar Milli Eğitim'in okullarına gitmeliler. Onlar Diyanet'in izniyle açılan Kuran kursuna gidebilirlerdi.
Bu 18 minik canın ölümüne kim neden oldu?
Araştırılıyor mutlaka...
Birileri çıkacak huzura...
Adalete teslim edilecek, hesap sorulacak...
Nasıl depremde ölen yüzlerce kişinin bina katilleri kısa sürede tahliye olduysa, o binayı yapan da gizli teşkilat gibi kurs yapan da elini ovuşturarak gezecek aramızda...
Hiç aramayın suçluları bence... Bakın ailelerden şikâyet 'mafiş', aramayın suçlu beyim, aramayın suçlu; kara beyinler, kara cahiller. Suçlu, dinimizi böyle gizli kapılar ardına yatıranlar... Ve hala sessiz ve hala laikliği, demokrasiyi, hala aydınlığı, hala özgürlüğü, hala çağdaş Türkiye'yi ve hala ılımlı İslam'ı tartışıyoruz. Biz önce insanı tartışalım. Biz önce dağın başında kurulan, kimsenin haberi olmayan gizli Kuran kursunu tartışalım.
Ve bence karanlık zihinleri, bence Kuran-ı Kerim’i niçin gizlice öğrettiğimizi tartışalım.
Ha hadi gelin tartışalım.
Gizli kalan o minik canların çıkarılan gizli yoldaki bahtlarını tartışalım. Ama nerede o yürek.
***
OKAN'IN TERCİHİ
Bayülgen yine konuşmuş...
Yine ağzından ballar akmış! Genç, güzel, alımlı, çalımlı muhabir hanıma açıklamalarda bulunmuş...
Tercihi; 'İyi sevişen, anaç bir kadın' mış.
Ve kadın üzerine ahkâmlar...
Vay be koçum! Son zamanlarda böyle bir yiğit görmedi Türkiye’m! Aynı anda iki kadını sevebilen, belki becerebilen! Yiğit yine konuşmuş...
Bu adam çok tatlı ya!
Vehbi DİNÇCAN
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|