ANASAYFA  |  HABER  |  MODA  |  GALERİ  |  MEKAN  |  MİZAH  |  YARIŞMA  |  SAĞLIK&GÜZELLİK  |  KÜLTÜR&SANAT
ÜYE GİRİŞİ
MX ARAMA
HAFTANIN YARIŞMASI
Bitiş Tarihi: 23 Kasım 2008

SOYAKA ISOYAMA

MARK FISHER
ANKET
KADIN DEDİĞİN...
Elinde Maşası Olandır
Cebinde Parası Olandır
Evliliğe Niyet Flört Edendir
Çapkınlığı Sevendir
İyi Sevişendir
Ev Kuşudur
Hiçbiri
SONUÇLAR  |  ARŞİV
KASIM ASTROLOJİ YORUMLARI
BİLAL ÖZCAN YAZIYOR
BİLAL ÖZCAN
e-posta | kimdir | arşiv
SENEDE BİR, 'VEFA HAFTASI' OLSUN!


Arabamın teybinde şarkı çalıyor; 'İçimde kim vardır bir bilebilsen Kendini bulursun kalbime girsen...'

 

Yusuf Nalkesen'in bu müthiş şarkısını dinlerken düşünüyorum; acaba artık böyle anlamlı şarkı sözleri neden yazılmıyor, neden böyle güzel besteler üretilmiyor?

 

Türk Müziği nereye gidiyor?

 

2003 yılının ilk günü İzmir'deki evinde vefat eden Yusuf Nalkasen'in 1000 güftesi, 600 kadar da bestesi vardı. 60'lı ve 70'li yıllara damgasını vurmuştu.

 

Acaba bugünkü gençlerden, bu büyük besteciyi bilen, duyan var mı?

 

Ama bizim gençlere Metallica'yı sorun, hepsi bilir. Şarkılarını bile söylerler...

 

40 bini birden, Amerikan kültürü müziğini dinlemek için bir gece önceden Ali Sami Yen'in önünde yatar da, "Türk Müziği konseri var" desen, 40'ını bir araya getiremezsin. "Yusuf Nalkesen kimdir?" diye sorun gençlere, Fener'in yeni transferi zannederler!

 

Oysa şu şarkı isimlerine bir bakın dostlar; O Ağacın Altını, Veda Busesi, Dargın Ayrılmayalım, Avuçlarımda Hala Sıcaklığın Var, Seninle Bir Sonbahar Akşamıydı Tanıştık, Gözlerin Doğuyor Gecelerime, İçimde Kim Vardır, Bir Gün Karşılaşırsak, Madem Küstün, Bülbülün Çilesi Yanmakmış Güle...

 

Ve daha niceleri...

 

Sadece Nalkesen mi?

 

Ya, Şekip Ayhan Özışık, 27 yıl önce, 49 yaşında kaybettiğimiz o dev besteciyi gençler tanır mı?

 

Senede Bir Gün, Menekşe Gözlerde Hiç Vefa Yokmuş, Ellerim Böyle Boş, Belki Bir sabah Geleceksin, O Beni Bir Bahar Akşamı Terk Edip Gitti, Saçların Tarumar, Kalbimin Sahibi Sensin, İçin İçin Yanıyor...

 

"Bu şarkılar kimin?" diye sorun bakalım, kaç kişi bilir?

 

Bırakın bestecileri, Acaba, bugünkü gençlerin bu şarkılardan, Türk Sanat Müziği'nden haberleri var mı?

 

Çok yazık; Toplumda ve özellikle gençler arasında gün geçtikçe Batı'dan devşirme müzik türlerine ilgi çoğalıyor. Tabii ki müziğin her türlüsünü dinleyelim ama kendi kültürümüze de sahip çıkalım.

 

Oysa TRT dışında televizyonlarda Türk Müziği'ne itibar edilmiyor. Radyolarda Türk Müziği çalınmıyor. Böyle olunca, Teoman Alpay, Selahattin Pınar, Saadettin Öktenay, Selahattin İçli, Sadi Hoşses, Sabri Süha Ansen, Melahat Pars, Yıldırım Gürses, Suat Sayın, Erdoğan Yıldızel, Kadri Şençalar, Baki Duyarlar, Avni Anıl, Semahat Özdenses ve diğerleri unutulup gidiyor.

 

Gidin, Avrupa şehirlerini tek tek dolaşın, görün. Avrupalı kültürlü ve eğitimli… Ölmüş de olsa sanatçısına saygılı... Müzisyen, ressam, şair fark etmiyor. Geçmişte kim ardında bir eser bırakmışsa, şehrin meydanlarına, parklarına tek tek heykellerini dikiyor.

 

Sayın Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay...

 

Aslında mesajım size, sizin bu konularda çok hassas olduğunuzu biliyorum, Gelin, Türk Müziği'ne büyük emek veren, aramızdan ayrılmış bu değerli müzik adamlarını yaşatalım. Onları ve eserlerini gençlere tanıtalım, anlatalım. Her yıl, bir haftayı, 'Vefa Haftası' adıyla artık aramızda olmayan değerli müzisyenlere ayıralım.

 

O bir hafta boyunca, gençler arasında ödüllü yarışmalar organize edelim. Çeşitli konserler, paneller, televizyon, radyo programları düzenleyelim. İlk ve orta dereceli okullarda etkinlikler yapalım.

 

Hatta, bu haftanın açılışını yapmaları için bizzat, sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan'dan ricada bulunalım. Kültürümüze değer katan, bu önemli sanatçılara hak ettikleri vefanın bir kısmını bu yolla gösterelim. Onları unutmayalım ve asla unutturmayalım.

 

***

 

AYLA'NIN EVİNE HIRSIZ GİRDİ!

 

Ayla, özel bir şirkette müdür sekreteri olarak çalışıyordu...

 

İki gün sonra yıllık izine çıkacaktı. 5 yıldır görmediği yeğeni İngiltere'de yaşıyordu. Londra'da 10 gün onun misafiri olacak, gezecek ve biraz alışveriş yapacaktı. Daha da önemlisi, İzmir'deki annesine, babasına, kardeşlerine hediyeler alacaktı...

 

Londra çok pahalıydı ve fazla para biriktirememişti. İstanbul'da yaşamak çok zordu. Kira, faturalar ve diğer harcamalar maaşını tüketiyordu.

 

4 ay önce bankaya 500 pound (yaklaşık 1150 YTL) yatırmıştı. Son dört maaşından biriktirdiklerini de o gün İngiliz parasına çevirdi. 500 poundu daha oldu. Yarın, izin öncesi son kez işe gidecekti, Sonraki gün uçuyordu.

 

Nişantaşı'nda, sokak arasında eski bir apartmanın üçüncü katında oturuyordu. Gece çok sıcaktı, Pencereyi açık bıraktı, uyudu... Sabah uyanınca şok oldu, Eve hırsız girmişti, Çantası yoktu; 500 pound'u, kimlikleri, kredi kartları ve fotoğraf makinesi çalınmıştı...

 

Yıkıldı. Hüngür, hüngür ağladı. O fotoğraf makinesi çok önemliydi, Londra'da bol bol fotoğraf çekmek için kredi kartıyla satın almıştı. Daha ikinci taksitini bile ödememişti.

 

Hemen pasaportunun bulunduğu çekmeceye koştu. Allah'tan hırsız pasaportuna dokunmamıştı.

 

Karakola gidip ifade verdi, pek umut yoktu. Oradan iş yerini aradı, ağlaya ağlaya başına gelenleri anlattı. Arkadaşları çok şaşırıp, üzüldüler. İşe öğleden sonra gidebildi. Kendisini bir sürpriz bekliyordu. En sevdiği arkadaşı bir zarf uzattı, açtı, içinde 500 pound vardı...

 

Arkadaşları aralarında toplamıştı. Dahası; müdürü küçük bir hediye paketi uzattı... Ağlaya ağlaya açtı...

 

Çok severek satın aldığı, pembe fotoğraf makinesinin aynısı avuçlarındaydı. Herkese tek tek sarıldı...

 

Artık sevinçten, mutluluktan ağlıyordu.

 

Ayla bir gün sonra Londra'ya uçtu,

 

Ve orada, pembe makinesiyle çektiği mutluluk fotoğraflarını iş arkadaşlarına yolladı...

 

Yolladığı mail'de; “Hepinizi çok seviyorum, iyi ki varsınız” yazıyordu.

 

***

 

BELEDİYE'NİN GÖREN KÖRLERİ

 

Moda'ya çok sık gitmem, ancak hangi yıl gitsem, kaldırım taşları mutlaka değişiyordur. Her halde Kadıköy Belediyesi, Moda'nın kaldırımlarını her yıl yeniliyor. Mutlaka bir bildikleri vardır!

 

Moda'da yürürken, körler için kaldırımlara özel 'iz taşı' döşendiğini gördüm ve önce çok hoşuma gitti. Yurt dışında her modern şehirde gördüğümüz uygulamayı Türkiye'de ilk kez Moda'da gördüm...

 

Hani şu, kaldırımın üzerine, yürüme istikametinde döşenen bombeli küçük çıkıntılar. Görme özürlü kişi, elindeki bastonuyla o çıkıntılara dokunarak, yönünü kaybetmeden yürüyebilsin diye... Ancak, 'iz taşı' nı bir süre takip edince Moda'ya yolu düşecek görme özürlü vatandaşlarımıza acıdım. Hem de çok...

 

Moda'daki uygulama tam Türk işi olmuş. Kaldırım bitiyor, sokak başlıyor ve görme özürlüler için yapılan özel şerit de bitiyor. Kör vatandaş oradan öteye bir adım gidemez...

 

Oysa yurt dışında, kaldırım bitince yaya geçidi çizgileri başlar ve o çizgilerin üzerinde körler için döşenen 'iz taşı' şeridi karşı kaldırıma kadar devam eder... Yani oralarda belediyeler, görme özürlü vatandaşını karşıya geçirir, metroya bile indirir; kaldırımın üzerinde terk etmez.

 

Moda'da kaldırımların üzerinde bile, 'iz taşı' çizgisi kesintiye uğruyor. Bir bakıyorsunuz; esnafın biri lokantasının önüne dev çiçek saksısı koymuş; Tam da 'iz taşı'nın üzerine...

 

Hem de bir yerde değil, bir kaç yerde birden... Ya da bakıyorsunuz, özel şeridin üzerine otomobiller park etmiş. Sanki gözü görmeyen vatandaşa tuzak kurulmuş...

 

Kadıköy Belediyesi'nin gören körlerinin umurunda mı? Böyle göstermelik hizmet yapacağınıza, hiç yapmayın daha iyi?

 

Bilal ÖZCAN




Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
YORUMUNUZ
Adınız Soyadınız

E-posta Adresiniz (sayfada görünmez)

YORUMUNUZ

Yanda gördüğünüz sayısal güvenlik kodunu onun yanındaki kutucuğa yazmalısınız.
   
Sayfayı Arkadaşına Öner
Kendi E-posta adresinizi yazın

Arkadaşınızın e-posta adresini yazın

Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.

Henüz Yorum Yapılmamış
Yazarın Diğer Yazıları
KÖŞE YAZILARI
 


ANASAYFA · HABER · MODA · MEKAN · GALERİ · SAĞLIK&GÜZELLİK · KÜLTÜR&SANAT · MİZAH · YARIŞMA

Üyelik | Reklam | Künye | İletişim


MagazineXtra.com © 2007-2008 | Her hakkı saklıdır.
Sitemizden farklı sitelere yönlendiren linklerin içeriklerinden MagazineXtra.com sorumlu tutulamaz.