İngilizler reklamımızı yapıyor? Nasıl reklamsa... Bodrum'u seks turizmi yapılan Türkiye'nin bir cennet köşesi olarak gösteriyor.
Bir bu kalmıştı hani... Efendim yaşı veya vücut ölçüleri hiç önemli değilmiş bizim erkeklerimiz için.
Önemli olan paraymış. 'Ver parayı, seksin alasını yaşa' diyor: 'Take a Break...'
Bir böyle reklamımız kalmıştı.
Hani Gay şehri olarak ta anıldık bir aralar ya...
Bir aralar kızlar cenneti de olduk da...
Para karşılığı seks, yani jigolo... Bir ordu varmış...
Bir ülkeyi nasıl karalarsın hesabı mı, yoksa neyin nesi...
Her yerden bir darbedir bunun adı.
Üstüne üstlük bir de tecavüzcüler var ki etrafta... Yolda gidene resmen saldıran tam ayılar bunlar... Ve Türkiye'nin düştüğü durum... E isimleri Murat, Mustafa, Ali, Mehmet her neyse, bunların tek derdi para imiş, öyle yazıyor İngiliz yazar...
18 paund yetermiş... Vay be!
Bu Türkiye'nin ekonomik durumunu da anlatıyor aslında... Yazık oluyor bu ülkeye...
Bu topraklar bizim...
***
DERDİ KİME DÜŞTÜ?
Adam daha öleli haftası olmadan ardından dedikodular başladı.
Ne enteresan bir milletiz yahu...
Ne gidene, ne kalana bir huzur veriyoruz.
Nedir efendim? Biz doğruları biliriz. Eee biliyordun da bu adam sağ iken neden çıkarmadın bu söylentileri, neden karalamadın?
Osman Yağmurdereli korkusu mu vardı yoksa!
Bu gibi ufak bir kıvılcımdan haber üretme özelliğimiz yok mu, beni kahrediyor.
Şimdi gidenin ardından verdin veriştirdin, yattığı yerde huzurunu bozuyorsun. Ya ardında kalan eşi ne yapacak? O Esin'in yaşam şeklini hiç düşündünüz mü?
Varsayalım böyle bir olay yaşanmış, bu olay yaşandıysa aradan geçen onca zaman bu gün mü buldunuz?
İnanın magazinin artık cılkı çıktı. Her haber yapılmaz. Haberin bir yerinden ciddiyetini yakalamanız gerekir. Duyumla haber olmaz. Bileceksin, göreceksin veya tespit edeceksin.
Haberi aldığın bir kaynak mutlaka vardır. Bu kaynağına da inanacaksın ve o zaman haber değerini bulursan haber yapacaksın.
Ölümünün haftası olmadan, içleri acıyla dolan eşi, akrabası ve dostlarına yapılan zulümdür bu bence...
Benim içim sızladı. Çok üzüldüm.
Yaşamımız içinde hangimiz hata yapmadı? Hangimiz eşini aldatmadı? Hangimiz ha... Hadi delikanlı olun ve söyleyin. O zaman tüm kirli çamaşırları dökelim ortaya... Sağken, hayatta iken yüz yüze, delikanlıca konuşalım. Ama ölümden sonra atıp tutmak ne yiğitliğe, ne de düzgün duruşa yakışır.
Ellerimizi ne olur vicdanımıza koyalım. Ha tabii o vicdan mevcutsa...
Vehbi DİNÇCAN
Bu bölümde yer alan yazıların ve fotoğrafların tüm sorumluluğu, yazarın kendisine aittir.
|
|
Bırakılan yorumların tüm sorumluluğu yazan kişiye aittir.
Henüz Yorum Yapılmamış
|
|